ADALET HERKES İÇİN Mİ, YOKSA GÜCÜ OLAN İÇİN Mİ?

ADALET HERKES İÇİN Mİ, YOKSA GÜCÜ OLAN İÇİN Mİ?

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ekim 29, 2026 - 20:47

Adalet… Bir toplumun temel direği, devletin itibarı, insanın en büyük güvencesidir. Peki, bugün kendimize şu soruyu sormanın zamanı gelmedi mi: Adalet herkes için eşit mi, yoksa gücü olanın elinde başka, garibanın karşısında başka mı?

Bir ülkede insanlar haklı oldukları hâlde haklarını aramaktan korkuyorsa, emeğinin karşılığını almak için değil, birilerinin gözüne girmek için çabalıyorsa orada yalnızca adalet değil, toplumun vicdanı da yara almış demektir.

Adalet, makam sahibine göre değişiyorsa orada hukuk değil, ayrıcalık hüküm sürer.

Bir insanın makamı, serveti, çevresi olabilir. Ancak bunların hiçbiri onu hukukun üstüne çıkaramaz. Çünkü hukuk, güçlü olanı daha güçlü yapmak için değil, güçsüz olanı da korumak için vardır.

Bugün toplumun en çok ihtiyaç duyduğu şey, yalnızca adaletin var olması değil, herkesin adaletin eşit işlediğine inanmasıdır. Güven kaybolduğunda insanlar birbirinden uzaklaşır, devlete olan inanç zedelenir, umutlar sessizce tükenir.

Unutulmamalıdır ki adalet, yalnızca mahkeme salonlarında aranmaz. İşe alımda, eğitimde, kamu hizmetinde, yönetimde ve insan ilişkilerinde de adalet gerekir. Liyakat yerine yakınlık, emek yerine torpil, hak yerine çıkar geçerse kaybeden yalnızca bir kişi değil, bütün toplum olur.

Kimse unutmasın: Makamlar geçicidir, servet tükenebilir, güç el değiştirebilir. Fakat geride bırakılan adalet ya da adaletsizlik, insanların hafızasında yaşamaya devam eder.

Çünkü adaletin olmadığı yerde güven büyümez, güvenin olmadığı yerde de gelecek kurulmaz.

Şimdi kendimize dürüstçe soralım: Biz nasıl bir ülkede yaşamak istiyoruz? Güçlünün haklı sayıldığı bir ülkede mi, yoksa haklının güçlü olduğu bir ülkede mi?

Benim cevabım açık: Hiç kimsenin kimliğine, makamına, parasına bakılmadan hakkın teslim edildiği bir ülke…

Çünkü adalet bir lütuf değil, haktır. Ve bir toplumun gerçek büyüklüğü, güçlülerini ne kadar koruduğuyla değil, güçsüzlerinin hakkını ne kadar koruduğuyla ölçülür.