"Köprüden Önceki Son Çıkış": Emeklilik Sisteminde Adalet, Kapsamlı Reform ve Toplumsal Barış

"Köprüden Önceki Son Çıkış": Emeklilik Sisteminde Adalet, Kapsamlı Reform ve Toplumsal Barış

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ekim 29, 2026 - 20:44

Türkiye’nin uzun süredir gündemini meşgul eden ve milyonlarca vatandaşın doğrudan hayatını etkileyen emeklilik sistemi, kritik bir eşikte bulunuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği sinyallerle birlikte uzmanlar ve karar alıcılar yeni bir "iyileştirme" paketi üzerinde çalışıyor. Kamuoyuna yansıyan ilk kulis bilgileri; 65 yaş üstü veya çalışmayan emeklilere ilave refah payı verilmesi gibi kısmi formülleri işaret ediyor.

Ancak atılacak adımların zamanlaması ve kapsamı, sadece ekonomik bir rahatlama sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda toplumsal adalet duygusunun ve siyasi güvenin test edildiği bir dönüm noktası oluşturacak.

Kısmi Yamalar Değil, Kökten ve Adil Bir Sistem

Son dönemde tartışılan yaşa veya çalışma durumuna bağlı dar kapsamlı iyileştirmeler, ilk bakışta dezavantajlı gruplara destek gibi görünse de sistemin genelindeki yapısal adaletsizlikleri derinleştirme riski taşıyor. Göreceli olarak yüksek zamlar yapılsa bile, temel kriterler olan yaş, prim gün sayısı ve çalışma süresi arasındaki dengenin gözetilmediği bir yapı, vicdanları tatmin etmeyecektir.

Emeklilik sisteminde asıl yapılması gereken, önce hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir temel aylık hesaplama sisteminin kurulmasıdır. Prim ödeyenle ödemeyen, yıllarca alın teri dökenle dökmeyen arasındaki dengeyi koruyan adil bir zemin oturtulmadan, üzerine yapılacak genel refah payı veya seyyanen zamlar geçici birer aspirinden öteye geçemez.

Burada EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) tartışmalarına sığınmak da mazur görülemez. Yirmi dört yıldır iktidarda olan bir siyasi irade için geçmişteki kararların sorumluluğunu başkasına yüklemek veya mazeret üretmek gerçekçi değildir. Vatandaşın beklentisi, sorumluluğun bilinciyle hareket edilerek kalıcı bir çözüm üretilmesidir.

Memur Maaşlarında Lokal Değil, Kapsamlı Yaklaşım

Benzer bir hassasiyet kamudaki maaş düzenlemeleri için de geçerlidir. Kulislerde farklı iş kollarında çalışan memurların ilave maaş zammı için çaba harcadığı, geçtiğimiz yıl tepkiler üzerine geri çekilen uzmanlık benzeri tekliflerin yeniden ısıtıldığı konuşuluyor.

Eğer kamu personeli rejiminde ve maaş dengesinde bir düzenleme yapılacaksa ki bu ekonomik gerçekler ışığında şarttır, bu kesinlikle lokal ve kişiye özel olmamalıdır. Son dakika, alelacele torba kanunlara sıkıştırılan, kurumlar arası barışı zedeleyen yamalı bohça çözümler, ne çalışanların memnuniyetini sağlar ne de kamu verimliliğini artırır. İhtiyaç duyulan şey; tüm kamu çalışanlarını kapsayan, liyakati ve sorumluluğu adil bir şekilde ödüllendiren bütüncül bir reformdur.

Toplumsal Barış İçin Öneriler ve Tavsiyeler

  1. Önce Temel Adalet: Emekli maaşı hesaplama katsayıları, prim-maaş bağlama oranları acilen güncellenmeli; uzun süre prim ödeyenin daha çok maaş aldığı hakkaniyetli bir sisteme dönülmelidir.

  2. Kapsayıcı Refah Payı: Kısmi ve yaşa bağlı ayrımcı formüller yerine, tüm emeklileri kapsayan ve enflasyon karşısında erimeyi durgulayan kalıcı bir refah artışı hayata geçirilmelidir.

  3. Şeffaf ve İstişareli Süreç: Torba kanunlarla gece yarısı yapılan sürpriz düzenlemeler yerine, sendikaların, meslek örgütlerinin ve uzmanların katılımıyla olgunlaştırılmış, üzerinde uzlaşılmış metinler Meclis’e getirilmelidir.

  4. Kamu Dengesi: Kamuda çalışanlar arasındaki maaş makasının açılmasına neden olacak münferit düzenlemelerden kaçınılarak, genel bir ücret reformu tasarlanmalıdır.

Bugün atılacak adımlar, sadece ekonomik bir bütçe yönetimi meselesi değildir; aynı zamanda toplumsal huzurun, adaletin ve geleceğe güvenle bakabilmenin teminatıdır. Adalet duygusunu zedeleyecek her adım, beklenen siyasi ve toplumsal faydayı boşa çıkaracaktır.

Köprüden önceki son çıkıştayız ve ne ekonomik olarak ne de toplumsal sabır açısından hata lüksümüz kalmıştır. Emeklilerin ve çalışanların uzun bir aradan sonra gerçekten nefes alabileceği, hak ettikleri saygıyı ve refahı hissedeceği kapsamlı kanunların hayata geçirilmesinin tam vaktidir.