BEKLENTİLER
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Stephen Hawking şöyle diyor:
“Beklentilerinizi sıfırladığınızda elinizde olanın değerini daha iyi anlarsınız.”
Beklenti, bir kişinin gelecekte gerçekleşmesini umduğu, istediği ya da olmasını muhtemel gördüğü durumlara yönelik geliştirdiği zihinsel inanç ve duygudur. Psikolojiden ekonomiye, edebiyattan günlük ilişkilere kadar hayatın her alanında yönlendirici bir rol oynar. Genellikle herkes bir şeyi beklemek ve beklediğini bulamamakla ilgili bir hayal kırıklığı yaşar. Bu kaçınılmazdır. Beklentilerin pek çoğu bilinen şeylerdir. Üniversite kazanmak, iş kurmak, daha iyi bir işe yerleşmek, yuva kurmak, ekonomik beklentiler, sevgi ve saygı görmek gibi…
Beklentilerin gerçeğe dönüşmemesinin en büyük nedeni, beklenenlere fazla anlam yüklemiş olmamızdır. Üzülürüz, hüzünleniriz. Oysa çoğu zaman “Ben zaten bir beklenti içinde değildim.” deriz. Toplumda birçok öğreti vardır. Özellikle insan ilişkilerinde, “Sevdiğim için yapıyorum.” veya “İyi niyetimden yaptım.” diyerek hareket ettiğimizi söyleriz. Ancak çoğu zaman farkında olmadan karşılık bekleriz. Çünkü içimizde gizli bir beklenti vardır.
Yaşamınızdaki belirsizlikler ve karşılanmayan beklentiler, duygusal huzursuzluk yaratabilir. Duygularımızın motivasyonunu koruyabilmek için kararlılığımızı kaybetmemeliyiz. Bizi değersizleştiren her şeyden uzaklaşmak önceliğimiz olmalıdır. Aksi takdirde mutsuzluk, beraberinde umutsuzluğu getirir ve insanı umutsuzluk denizinde boğulmaya sürükleyebilir. Kendimizi işe yaramaz hissetmek, dünyanın en ağır duygularından biridir. Oysa bizi harekete geçiren umutlarımızdan, ailemizden ve dostlarımızdan vazgeçmemek gerekir.
İnsan doğası gereği hep daha iyisini ister.
İnsanlardan ve dünyadan çok şey beklemek, çoğu zaman üzüntüyü beraberinde getirir.
Kontrol edemediğimiz şeyler için sürekli üzülmek ise insanı yorar.
Beklentileri gerçekçi tutmak, olayların, insanların veya hedeflerin mevcut şartlara uygun, ulaşılabilir ve mantıklı seviyede değerlendirilmesidir. Bu yaklaşım, hayal kırıklıklarını azaltarak zihinsel huzuru korumayı amaçlar. Aynı zamanda stres düzeyimizi düşürür, ilişkilerimizi daha sağlıklı bir dengede tutar.
Olayları ya da insanları değiştiremeyeceğimiz yönleriyle kabul etmek, imkânsızı istememek, kendi gücümüzü ve bir işin zorluk derecesini doğru değerlendirmek, şartlar değiştikçe düşüncelerimizi ve planlarımızı yeniden şekillendirmek; insanı sürekli baskı altında kalmaktan ve gereksiz kaygılardan uzaklaştırır.
Küçük başarıların ve eldeki imkânların kıymetini bilmek ise en büyük zenginliklerden biridir.
Hayat, bazen istediklerimizi hemen vermez. Ya bizi bekletir ya da zamanı geldiğinde kat kat fazlasını nasip eder. Belki de bu süreçte görmemiz, öğrenmemiz ve şükretmemiz gereken şeyler vardır.
Daima şükür ve tevekkül…
Sevgiyle ve saygıyla.