DİJİTAL ÇAĞ: Bayram Algısı, Duygusu ve Düşüncesini Değiştirdi

DİJİTAL ÇAĞ: Bayram Algısı, Duygusu ve Düşüncesini Değiştirdi

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Mayıs 27, 2026 - 00:21

Dini bayramlar artık eskisi gibi değil. Zaman, şartlar, değişim, dönüşüm insan yaşamında her şeyi etkilediği gibi dini bayramları da etkiledi. Teknolojinin gelişmesi dijitalleşme çağını başlattı. Kentleşme, göç, ihtiyaç dışı tüketim insanlardaki normal/rutin algıyı değiştirerek hayatımızı olağanüstü etkiledi. Bayram maneviyatı rafa kaldırıldı. Geleneksel dini bayram kültürü yerini tatiller, birlik-beraberlik içinde kutlamaların yerini bireysel ‘aile içi’ ilişkiler, yardımlaşma ve dayanışmanın yerini de egoist tüketim anlayışı aldı.

Eskiden dini bayramlarda akraba, eş-dost-arkadaş ziyaretleri (ahde vefa ve gönül alma), yardımlaşma ve dayanışma (ihtiyaçları giderme), büyüklere saygı/(el öpme), küçükleri sevindirme/(harçlık ve hediyeler) geleneksel bir kültürdü. Şimdi ise dijital çağın kurbanları olarak bulunduğumuz şehirden uzaklaşarak yurt içi ve yurt dışı tatillerini (hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıymış gibi) maalesef gelenek(!) haline getirdik! Her şey dijital çağın modern geleneği/töresi haline dönüştü! Yani, bayram anlayışı/algısının içi boşaltıldığı gibi gelenek/töre algısının da içi boşaltıldı.

Hangi birimiz özlemez çocukluğundaki bayramları! ‘Dijital Çağ’ işte bu algıyı değiştirdi. İçimizdeki geçmişe olan özlem/hasret duygusunu köreltti. Hangi birimiz özlemez çocukluğundaki el öpmeleri, kapı kapı dolaşıp şeker-lokum toplamaları, bayramlarda kurban etiyle yapılan kavurmaları… Bu anlayış, bu düşünce ve bu duygu değişti ve yerini lüks/pahalı kıyafet almalara, deniz kenarlarında tatillere, en lüks restoranlarda yemek yemeler ve eğlence yerlerini doldurmaya dönüştü. Hangi birimiz özlemez çocukluğundaki oyunları ve şenlikleri… Maalesef şimdiki oyunlar dijital çağın çocuklarımıza sunduğu internet oyunları ve sanal dünya şenlikleri.

Nasıl ki Ramazan Bayramı’nın adı ‘Şeker Bayramı’na dönüştüyse bu gidişle Kurban Bayramı’nın adı da ‘Et Bayramı’na dönüşecek! Yani, dini bayramların içi boşaltılarak (maneviyatı yok edilerek) dijital çağın yeni anlayışı olan kavramlar ve kelimeler hayatımıza girecek. Büyüklere olan saygı-sevgi kültürünün yerini egoist/bencil/çıkarcı duygu ve düşünceler alacak! O yüzden büyüklerin/yaşlıların (babalarımızın, ninelerimizin, dedelerimizin) insan hayatındaki yeri/varlığı unutulacak! Artık onların yeri huzurevleri ve bakımevleri olacak. Emekli maaşları varsa ne ala… Yoksa sokaklar onların evi-barkı, kimsesizlik de kaderleri olacak. Çıkın sokaklara, konuşun onlarla; her birinden ‘bin ah’ işiteceksiniz! Her birimizin onlardan biri olmayacağının garantisini verebilir misiniz?!

Şu ‘acı gerçeği’ açıkça belirtmek isteriz. Gelecek nesillerimize ‘bayramlık’ bir miras bırakmak istiyorsak devlet, diyanet, milli eğitim, sivil toplum kuruluşları ve ebeveynler olarak dijital çağın ‘dini bayram anlayışımızı’ yok etmesinin önüne geçmek için mutlaka ve mutlaka dini, kültürel, eğitimsel, sosyal bir şeyler yapmalıyız. Yoksa dijital çağın ‘bayram anlayışımızın’ içini boşaltmasının önüne geçemeyiz. Öyle bir gün gelir ki bugünleri ‘mumla’ ararız! Eyvah deyip dizlerimize vurarak feryad-ı figan ederiz!

Hani bir söz var: “Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü.”! Bu sözde ‘bayram’ anlayışına önemli bir atıfta bulunuluyor! Yahu, seni öpen enişten değil dijital çağ! Mademki bayramla ilgili bir atasözüyle bir şey ima ettik o halde (bugün bayram olduğuna göre) bayramlarımızın önemini ve değerini anlayabilmek ve algılayabilmek için birkaç atasözü, deyim ve deyişten örnekler vereceğim:

“Deliye Her Gün Bayram”
“Dilenciye Borçlu Olma, Ya Düğünde İster Ya Bayramda”
“Ay’ı Görmeden Bayram Etme”
“At Ölür, İtlere Bayram Olur”
“Arife Günü Yalan Söyleyenin Bayram Günü Yüzü Kara Çıkar”
“Meyhanecinin Yüzünü Bayram Topu Güldürür”
“El İle Gelen Düğün Bayram”
“Kurbanlık Koyun Gibi”
“Kurban Olayım”
”Kurban Gitti”