Trabzon’un Yeni Sihirbazı: 7’den 70’e Salah Kenetlenmesi

Trabzon’un Yeni Sihirbazı: 7’den 70’e Salah Kenetlenmesi

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ağustos 25, 2026 - 19:57

Mohamed Salah, 2-1 kazanılan Başakşehir maçıyla sadece 3 puanı değil; Trabzon'da 7'den 70'e herkesi bir araya getirerek şehirde tarihi bir kenetlenme başlattı. Papara Park’ın tribünlerini dolduran teyzeler, ablalar, yaşlılar ve çocuklar, Mısırlı yıldızın Türk futboluna getirdiği büyük vizyonun en güzel kanıtı oldu.
İşte bu duygu selini ve önümüzdeki Avrupa kupası hedeflerini içeren köşe yazım...

*Karadeniz’de Mısır Piramidi:

Salah’ın Ayak Sesleri ve Bir Şehrin Kenetlenmesi
Futbol, sadece yeşil sahada 22 kişinin bir topun peşinden koştuğu bir oyun değildir; bazen bir şehrin, bazen de koca bir milletin heyecanını yeniden ayağa kaldıran muazzam bir tutkudur. İşte bu tutkunun en taze ve en görkemli örneğini, geçtiğimiz günlerde Trabzon’da, Papara Park’ın çimlerinde canlı gözlerle izledik. Liverpool efsanesi Mohamed Salah’ın Trabzonspor’a imza atması zaten bir rüya gibiydi; ancak onun sahaya çıkıp Türk milletine futbolu yeniden sevdiren o saf enerjisi, rüyanın da ötesine geçti.
Günlerdir tüm Türkiye’nin kilitlendiği, nefeslerin tutularak beklendiği bir randevu vardı: Trabzonspor - İstanbul Başakşehir maçı. Maç günü stadyuma gidenler, sadece bir futbol müsabakası değil, adeta bir sosyolojik şölen izlediler. Trabzon’da 7’den 70’e bütün bir şehir, Salah markası etrafında tek bir yürek olmuştu. Tribünlerde alışılmış taraftar profilinin çok ötesinde bir manzara vardı. Yıllardır stadyum kapısından geçmemiş anneanneler, ellerinde Bordo-Mavi bayraklarla maça koşan ablalar, gözleri parıldayan yaşlılar ve Salah forması giymiş binlerce çocuk tribünleri hıncahınç doldurmuştu. Mısırlı yıldız, sadece bir futbol takımı transferi değil; aileleri stadyuma çeken, nesilleri birleştiren ve tüm Trabzon'u birbirine kenetleyen sihirli bir birleştirici güç oldu.
Maçın başlama düdüğüyle birlikte sahada öyle bir isim vardı ki, adeta Karadeniz’in hırçın dalgalarını Mısır’ın estetiğiyle birleştiriyordu. Salah, sadece kendi kariyeri için değil, Türk futbolunun uluslararası marka değerini yukarı taşımak için de geldiğini ilk dakikadan itibaren kanıtladı. Maç boyunca tam 4 kez Başakşehir ağlarını havalandırdı Mısırlı yıldız. Futbolun o katı ve bazen milimetrik kuralları, VAR odasından gelen kararlarla bu gollerin ikisini elinden aldı. Ancak tribünleri dolduran o 7'den 70'e muazzam kitle için o iptal edilen goller bile Salah kalitesinin, oyun zekasının birer nişanesiydi. Kabul gören o iki enfes gol ise sadece Trabzonspor’a ligdeki 2-1'lik muhteşem galibiyeti getirmekle kalmadı, Premier Lig esintilerini Süper Lig’e taşıdı.
Salah’ın Türk futboluna katkısı sadece saha içiyle sınırlı kalmayacak, bu çok net. Onun burada olması, tüm dünyanın gözünü Süper Lig'e çevirmesini sağladı. İşte tam da bu yüzden, ligdeki bu muazzam başlangıcın arkasından gözler şimdi önümüzdeki Avrupa kupaları maçlarına çevrilmiş durumda. Trabzonspor, Salah liderliğinde Avrupa arenalarında boy göstermeye hazırlanırken, bu sinerjinin uluslararası başarıya dönüşmemesi için hiçbir neden yok. Salah’ın dünya çapındaki turnuva tecrübesi, hırsı ve büyüleyici liderliği, Trabzonspor’un Avrupa’da yeniden devleşmesinin anahtarı olacak. Karadeniz fırtınası, arkasına aldığı bu Salah rüzgarıyla Avrupa kulüplerinin korkulu rüyası olmaya aday.
Son düdük çaldığında tabelada galibiyet yazıyordu belki ama futbol dünyasının manşetlerinde ve Trabzon halkının kalbinde tek bir isim vardı: Mohamed Salah. Eğer bir oyuncu ilk ciddi sınavında tüm şehri tribünlere döküp kenetleyebiliyor, hakem kararlarına rağmen maçı tek başına koparabiliyorsa, bu ligde ve Avrupa’da dengeler erkenden değişmiş demektir. Karadeniz’de artık yeni bir fırtına esiyor ve bu fırtınanın adı, futbolu ve kenetlenmeyi bizlere yeniden sevdiren o muhteşem Mısırlı..