TOPLUMDA AYRIŞMALAR BÜYÜYOR, TEZATLAR ARTIYOR

TOPLUMDA AYRIŞMALAR BÜYÜYOR, TEZATLAR ARTIYOR

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ağustos 25, 2026 - 19:34

Erzurumlunun “Ölüler de sanir ki diriler hergün helva yiyir.” demesi gibi; ülkemizde bir çok kesim de hayata kendi zaviyesinden bakıyor, sadece kendi bildiğini doğru, kendi gözlüğüyle gördüğünü gerçek sanıyor. Mesela bakınız;

- Sn Şimşek verilerle konuşup demiş ki; “Kamuda 6 Bakanlığın bütçesi kadar tasarruf yaptık.” Gören duyan da, kamuda 8 silindir makam araçlarına sıralı sistem LPG tüp taktırmış sanar. Oysa vatandaş dışardan baktığında kamunun neresine baksa “İsraf” görüyor. Halk mali tablodan, bilançodan, listelerden anlamaz, sokakta gördüğüyle, hissettiğiyle kanaat getirir. 
- TBMM’de her partinin milletvekili, Türkiye’yi meclisten ibaret, halkı da meclise gelip gidenlerden ibaret sayıp, temas ettiği az sayıda insanla tüm bölgesinin sorunlarına deva olduğunu sanıyor. Belki de bu yüzden vekillik süresi bitenler istisnalar hariç, camekanlarından çıkıp seçim bölgelerine dönmüyorlar, Ankara’da “Eski vekil” ünvanıyla Kral Fahd’dan, Kraliçe Elizabet’ten hallice yaşamaya devam ediyorlar. Dilim hiç varmıyor ama “Mütevazi maaşları yetmediği için iş takibi yapıyorlar.”
- Bakıyorsunuz Halk TV, Sözcü TV vb muhalif kanal programlarına; hükümeti yerden yere vurunca tüm Türkiye’ye hitap ettiğini sananlar, “Bekara karı boşamak kolay” olduğu gibi, tüm ülke meselelerine de çözüm sunduğunu sanıyorlar.
- Hükümete yakın AHaber, CNN TÜRK vb yayın yapan mecralara bakıyorsunuz; ülkede her kesimin hayatından memnun olduğunu sanıyorlar, ya da memnun olması gerektiğini düşünüyorlar. Tuzu kuru olan bu zümre, kendine birer “Hain” mührü yaptırmış, basacak yer arıyor. 
- Sosyal medyaya bakıyorsunuz: kendine mecra bulup, iki satır paylaşım yapanlar ya da video çekenler, 3-5 bin takipçiyle tüm Türkiye’ye, 87 milyona hitabettiğini düşünüp havalara giriyor, ahkam kesiyor.
- Din adamlarımız, cami hocalarımız, dini cemaat mensuplarımız sadece kendilerinin nüfuz ettiği dar bir kesimde tüm ülkeye hatta dünyaya etki ettiğini sanıyor. “Ununu eleyip eleğini asmış” gibi hürmet bekliyor. Oysa farklı düşünenler ya da inanmayanlar, kendilerini dinleyenler arasında olmadığı için birinin “Bardak ağzı” dediğine diğeri “Topboğazı” diyebiliyor. 
- Ülkenin her şehrinde açılan, ilim irfan, fikir ve düşünce geliştirmesini beklediğimiz yüzlerce üniversitemizin yüzlerce rektörü, dekanı, öğretim üyeleri, kırmızı-siyah plakalarla kaykıla kaykıla gezerken, ne ülke meselelerine, ne şehrinin problemlerine bir cümle dahi kurmadan, etliye sütlüye karışmadan süresini doldurma peşindeler. Rektörler olmuş şantiye şefi; nitelik nicelik arasına sıkışıp, kampüs-bina büyütmeyi birinci görev sırasına koymuşlar. 
Siz de baksanız bu örnekleri çoğaltabilirsiniz. Tezatlar uzayıp gider. Sufyan-ı Sevri’yi şu sözüyle rahmetle anıyorum.
“ECELİ BAŞKASININ ELİNDE OLANIN EMELİ OLMAZ”
Sağlıcakla.