NERDE O ESKİ BAYRAMLAR…
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Eskiden bayramlar başka güzeldi…
Sadece çocukların yeni ayakkabı giydiği, şeker topladığı günler değildi bayramlar…
Bayram; paylaşmanın, hatırlamanın, gönül almanın, kırgınlıkları unutmanın adıydı.
Mahalleler başka kokardı…
Evlerde ayrı bir telaş olurdu…
Anneler günler öncesinden hazırlık yapar, babalar evlatlarının yüzü gülsün diye kendi eksiklerini görmezden gelirdi.
Bugün ise birçok evde bayram sevinci yerini derin bir düşünceye bırakmış durumda…
Çünkü artık insanlar bayrama sadece manevi duygularla değil, ağır ekonomik şartların gölgesinde giriyor.
Bir babanın evladına bayramlık ayakkabı almakta zorlandığı, bir annenin çocuklarına mahcup olmamak için kendi ihtiyaçlarından vazgeçtiği, emeklinin pazara çıkarken hesabı defalarca yaptığı bir dönemi yaşıyoruz.
Eskiden kurban kesemeyen üzülürdü…
Bugün ise binlerce aile kurban etine hasret şekilde bayram sabahına uyanıyor.
Asgari ücretli, işçi, emekli ve dar gelirli vatandaşlarımız; bırakın tatil planı yapmayı, evinden dışarı çıkarken bile harcayacağı parayı hesap etmek zorunda kalıyor.
Bayram ziyaretleri bile artık birçok insan için ekonomik yük haline dönüşmüş durumda.
Hal böyle olunca insanlar ister istemez aynı cümleyi kuruyor:
“Nerde o eski bayramlar…”
Aslında değişen sadece zaman değil…
Hayat şartları ağırlaştıkça insanların omuzlarındaki yük de arttı.
Ekonomik sıkıntılar, geçim derdi ve geleceğe dair kaygılar; bayramların manevi iklimini bile gölgede bırakmaya başladı.
Üstelik tüm bunların yanında ülkemiz uzun süredir siyasi tartışmaların, kutuplaşmaların ve gergin gündemlerin gölgesinde bayram yaşamaya çalışıyor.
Oysa bu ülkenin insanı artık kavga değil huzur görmek istiyor.
Gerilim değil birlik görmek istiyor.
Sürekli tartışma değil; ekonominin düzeldiği, alım gücünün arttığı, gençlerin umutlu olduğu, emeklinin ezilmediği, çalışan insanların geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye görmek istiyor.
Bugün iktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasi aktörlerin; vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntıları, toplumsal huzursuzluğu ve geçim derdini birinci öncelik olarak görmesi gerekmektedir.
Çünkü makamlar da mevkiler de gelip geçicidir…
Asıl olan; vatandaşın huzuru, refahı ve geleceğe güvenle bakabilmesidir.
Çünkü siyaset; milletin huzuru, refahı ve geleceği için yapılmalıdır.
Türkiye’nin birlik ve beraberlik içerisinde, daha güçlü bir ekonomiyle, daha huzurlu bir toplumsal yapıyla yoluna devam etmesi hepimizin ortak temennisidir.
Ben inanıyorum ki; önümüzdeki süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Cumhur İttifakı ile muhalefet arasında, ülke meselelerinin çözümü adına daha sağduyulu ve ortak paydada buluşan adımlar atılacaktır.
Temennimiz; yaşanan siyasi gerilimlerin geride kaldığı, milletin sorunlarının ortak akılla çözüldüğü bir Türkiye’dir.
Bayramlar; kırgınlıkların değil kardeşliğin büyüdüğü günler olmalıdır.
İnsanların birbirini siyasi görüşüyle değil, insanlığıyla hatırladığı günler olmalıdır.
Belki o zaman yeniden;
çocukların gerçekten sevindiği, babaların mahcup olmadığı, annelerin içinin rahat ettiği, büyüklerin unutulmadığı gerçek bayramları yaşayabiliriz…
Tüm bu duygu ve düşüncelerle;
ekonomik zorlukların son bulduğu, huzurun, kardeşliğin ve bereketin hâkim olduğu nice bayramlar diliyor; aziz milletimizin ve tüm vatandaşlarımızın bayramını en içten dileklerimle kutluyorum.