Nerede O Eski Bayramlar

Nerede O Eski Bayramlar

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Mayıs 26, 2026 - 20:08

Bayramlar bir zamanlar sadece dini bir vecibe ya da resmi tatil değildi. Bayram; mahallede yankılanan çocuk sesiydi, sobanın üstünde kaynayan çayın buharıydı, kapısı hiç kapanmayan evlerdi. Şimdi insan dönüp geçmişe bakınca içinden derin bir ah çekiyor: Nerede o eski bayramlar?

Bir zamanlar bayram sabahları bambaşka başlardı. Çocuklar yeni alınan ayakkabılarını başucuna koyup heyecandan uyuyamazdı. Sabah erkenden kalkılır, en güzel kıyafetler giyilir, büyüklerin elleri öpülürdü. Harçlık almanın sevinci, şeker toplamanın heyecanı çocukların gözlerine yansırdı. Sokaklarda neşe vardı, kahkaha vardı, samimiyet vardı.

Şimdi ise bayramlar biraz sessiz, biraz eksik… Aynı apartmanda yaşayan insanlar birbirini tanımıyor. Eskiden sofralar kalabalık olurdu; amcalar, teyzeler, dayılar, kuzenler aynı masada buluşurdu. Şimdi ise birçok evde herkes kendi telefonuna gömülmüş durumda. Eskinin sıcak aile yuvalarının yerini dijital yalnızlık aldı.

O eski paylaşımcı hayatlar da sanki geride kaldı. Bir tabak baklava komşuya götürülmeden yenmezdi. Mahallede kimin ihtiyacı varsa kapısı çalınırdı. Bayram sadece kendi aileni değil, çevrendeki herkesi hatırlamaktı. Bugün ise insanlar birbirine yaklaşmaktan çok uzaklaşıyor. Samimiyetin yerini acelecilik, muhabbetin yerini kısa mesajlar aldı.

En çok da çocuklar değişti belki… Eskiden sokaklarda bayram coşkusu yaşanırdı. Şimdi çocuklar ekranların içine hapsolmuş durumda. Ne kapı kapı dolaşıp şeker toplamanın heyecanı kaldı ne de mahalle oyunlarının neşesi… O masum sevinçler yavaş yavaş kayboldu.

Ama belki de sorun bayramlarda değil, bizim hayatı yaşayış biçimimizde… Çünkü bayramın güzelliği gösterişli sofralarda değil; paylaşmakta, hatırlamakta, sarılmakta gizliydi. Bir büyüğün duasını almakta, bir yetimin yüzünü güldürmekteydi.

Yine de umut var. Çünkü eski bayramların ruhu tamamen kaybolmadı. Hâlâ bir telefonla gönül alınabilir, bir ziyaretle kırgınlık bitebilir, bir çocuk küçük bir hediyeyle mutlu olabilir. Belki eski günleri birebir geri getiremeyiz ama o sıcaklığı yeniden yaşatabiliriz.

Çünkü bayram; aslında insanın insana yeniden yakınlaşma vaktidir. Ve belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey tam olarak budur.