TRUMP TÜRKİYE’DE BAŞKA, ABD DÖNÜŞÜNDE UÇAKTA BAŞKA KONUŞTU

TRUMP TÜRKİYE’DE BAŞKA, ABD DÖNÜŞÜNDE UÇAKTA BAŞKA KONUŞTU

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Temmuz 10, 2026 - 15:43

ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi için geldiği Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşme sonrası 5 adet F-35 uçağının verileceğini, KAAN jetlerinin motorlarının da verilmesi için çalışacağını ve Türkiye’ye karşı uygulanan CAATSA yaptırımlarına son verileceğini söyledi.

Fakat ABD Başkanı Donald Trump, ABD’ye dönüşünde uçakta gazetecilere bu konularla ilgili kesin bir şey söylemediğini ifade etti.

Yani görüşmeden sonra ayrı, dönüş yolculuğunda ayrı konuştu.

Pazartesi, salı, çarşamba derken tüm hafta adeta NATO Zirvesi’nin paparazzisi ile geçti.

Çin’in tam da zirvenin bir gün öncesinde, pazartesi gerçekleştirdiği ilk uzun menzilli balistik füze denemesi galiba fazla konuşulmadı.

Rusya’nın zirve başlarken Kiev’e düzenlediği, bugüne kadar rastlamadığımız ölçüdeki büyük füze saldırısı da manidardı.

Lahey’deki son NATO Zirvesi’nde alınan kararlar hükmünü icra ediyor, yani Avrupa için “Pamuk eller cebe” zamanı.

Buna karşın ABD’nin ağırlığı azalırken Avrupa’nın etkisi artacak.

Avrupalı liderlerin Trump’la ilişkileri ise “Bana değmesin de nerede patlarsa patlasın” türündeydi.

Örneğin, Türkiye ne aldı, ne verdi?

Sonuç bildirgesi dışında bunları çok da billurlaşmış bir şekilde henüz göremedik. Belki görürüz.

Gördüğümüz somut şey, Ankara’daki bu garip Trumpmania hâli ve Trump’ın, Ankara’dan daha ayrılmadan komşu İran’ı çok ağır bir bombardımandan geçirme kararı oldu.

Ne yaman bir ilişki, değil mi?

Sonuç bildirgesi dışında bunları çok da billurlaşmış bir şekilde henüz göremedik. Belki görürüz.

Yargı, ağırlaşan sefaletle birlikte ülkenin birincil sorunu olmaya devam ediyor.

Yargının yaşadığı ağır kriz, NATO sonrası Türkiye’deki siyaset dedikodularını da artırıyor.

Baskının freninin daha da boşalacağını dillendirenler çoğaldı.

Zemin buna maalesef çok uygun.

Nitekim NATO Zirvesi’nde benim zihnime bir kez daha kazınan ve bu ülkenin hukukçu bir vatandaşı olarak beni utanca boğan, Trump’ın zirve sonrası basın toplantısında yeniden anımsattığı Rahip Brunson konusundaki şu sözleri oldu:

“Biliyorsunuz, bir Rahip Brunson olayı vardı. Travmatik bir olaydı. Uzun bir hapis cezası ile karşı karşıyaydı. Masum olduğunu düşünüyordum. Birçok kişi aradı, hiçbir ilerleme olmadı. Ben Cumhurbaşkanı’nı aradım ve derhal serbest bıraktı.”

NATO’nun Ankara Zirvesi ertesinde sürecek olan Avrupalılaşma eğilimi Türkiye’ye nasıl etki eder ya da eder mi?

Avrupalılar rejime karşı “üç maymunu” oynamaya devam ederler mi, yoksa taşınması mümkün olmayan boyutlara gelen hukuksuzluğa karşı seslerini mi yükseltirler?

İster misiniz, bir sürpriz olsun. Ankara’da “Hukuksuz Türkiye” zihniyeti güç kazandı denirken Avrupalılaşma eğilimindeki NATO, bu süreci tersine çevirecek hamleleri çoğaltsın.

Göreceğiz.

Yaz aylarında bile huzuru bulmaktan uzak olan Türkiye, çalkalanmaya devam ediyor.

NATO Zirvesi bitti, şimdi bu sürecin artçıları bekleniyor.

Ne kadar sarsılacağız, bilemiyoruz.