CENNET TEKNOLOJİLERİ
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
İnsanlar şu anda özellikle gençler yeni nesil teknolojiye veya mâceraya çok yatkınlar. Hem biyolojik ihtiyaçlarını gidermek hem teknolojiden âzâmi istifâde etmek, sosyal, cem'i bir varlık olarak kendini ifade edebilmek vs çok yönlü yani.
Bu açıdan teknoloji evet günün nimeti.Teknoloji deyince sanki islamdan, Allah Allah'tan kopuk bir şeymiş gibi, insanların kendi başlarına ürettikleri bir şeymiş, hâşa bir yerde yarattıkları bir şeymiş gibi. Bakın bütün bunlar tamamen sanal algı. Adeta hava gibi, su gibi teknoloji de Allah 'ın âyeti, Allahın vergisi. Allah onları yaratmasa kim neyi keşfedecek, kim neyi bulacak, Allah ikram etmezse.
Biz hazır Allah 'ın hazinelerini keşfedip kullanma peşindeyiz ve birileri bunu yapıyor, birileri de kullanıyor. Evet biz isteriz ki Rabb bizim öyleyse biz keşfedelim ancak tabii herkes nereye çok meylediyorsa, neyin peşindeyse onu elde eder. اَللاە ın bir sünnetidir bu, kânunudur, âyetidir. Herkese dünyalık isteyene dünyalık, gelecek isteyene gelecek. İnsanları bu konuda muhtar bırakmış, hür bırakmış. Allah teâla asla emeklerinin karşılığını zâyi etmemiş. Ancak biz kısa vadeli yatırım yaparsak kısa vâdeli neticeler elde ederiz sonra kaybederiz. Uzun vâdeli yatırım yaparsak belki başta zorlanırız ama uzun vâdede çok daha kat be kat fazlasını kazanırız. Akıllı olmak durumundayız.
Şu anda teknolojiye işte Allah in kalıcı ayetlerine, kevni yazılı ayetlerine, ki ayetlerine riâyet edenler değil de daha çok kısadan köşe dönmece tarzı oynayan batı dünyası, doğu dünyası daha fazla Allah 'ın o kevni ayetlerine, teknolojik ayetlerine ulaşıyorlar, keşfediyorlar ve kullanıyorlar. Tabiki bizde bunu keşfedelim, kullanalım, çünkü Rabb bizim, nimet bizim ancak emek vermeden olmuyor. Peki buna başkaları emek veriyorsa öncelikle onlar kavuşur.O nlar kavuşuyor diye bu nimet onlarınmış, onların yaratmasıymış algısı hem o tarafta hem bu tarafta asla olmaması lazım bu yanlış bir değerlendirmedir. Onlar da keşfetse Allah 'ındır bu nimetler. Teknoloji Allah 'ındır. Onlar keşfetti, onlar öncelikli kullanıyorlar ve Allah onlara da bu dünyada Rahim, onlara da rahmetle yaklaşıyor, ancak yarın bu musluk kapanacak hakedişlere göre.
Şu anda, ahirete kadar Allah hak ediş gözetmeden herkese veriyor, bir kredi açmış. Ancak yarın hak edişe göre, talep edenlere göre. Geleceği hak etmeyenler gıyamete göre veya geleceğe göre böyle ileri geleceğe göre kapsamlı mânevi boyutunu ve derinliğini düşünerek plan yapmayanlar böyle proje yapmayanlar, böyle bir çalışma, hazırlık yapmayanlar yarın avucunu yalayacak.
Tabiki ordada Allah 'ın bizim planlarımıza ve kazançlarımıza denk düşecek şekilde bire bir değil tabiki. Biz bir talep ettiysek Allah binlerce katini verecek ancak talep etmeyene degil talep edene ve onun icin gayret edene göre. Yani bir carpi katsayisi olacak. Allah onu ikiyle carpar, onla, yuzle, ikiyuzle. Allah in Rahimliği, ozellikle gelecekteki Rahmanin Rahime donusmesi ve mu'minlere dönük olmasi hali. Burdaki carpan katsayiyi Allah belirleyecek. Orda hic kimsenin buna bir müdâhale hakki yok. Az verdin cok verdin diyemeyecek. Allah verecektir. Ancak bunu talep etmeyen, nankorluk eden, kustahlik eden, O' nun nîmetini kullanip yan cizenlere tabiki Allah bir yerden sonra o krediyi kapatacaktir. Onlara evet zulmetmeyecek ancak onlar kendilerine zulmetmiş olacak.
Peki bu teknoloji bu dunyada var da, öyle de âhirette yokmu? İste insanlar, gencler teknoloji Allah in ayeti. Aslı cennette onlarin, mâdeni cennette, "cennet ü adn" diyor, buyuruyor Allah ya, boşuna mı? Maden, cennet u maden, cennet madenleri. Yani bu teknolojinin de mâdeni, suyun da mâdeni, havanin da mâdeni, mâceranin da madeni. İnsanlanlarin merak duygulari dahil hepsini karsilayacak maddi manevi butun taleplerini "mâ ted'un" yani ne istiyorlarsa veya "meştehed gulubühüm" gönüllerinden ne iştahları geciyorsa. Hem biyolojik olarak hem sosyolojik olarak, hem psikolojik olarak ruhen, bedenen her turlu talepleri de karsilanacak, merakları da karsilanacak, mâcera duygusu da karşılanacak, teknoloji talebi ve ihtiyacı da karşılanacak.
Dolayisiyla cennet için, hatta işte Rahman sûresi 48. ayetinde Allah teâla "zevâta efnan" buyurur. Zevatâ: zâti zarları olmak, onun sahibi olmak. Efnân: fennin cogulu, mubalagasi ve cogulu. Efnân fenler yani bu Türkcede de var, Tükçeye de gecmiş. Anlasilmayacak bir durum degil. Fenler yani teknolojiler. Cennet bu teknolojilere sahip. Bu dunyada ne varsa her turlusu zâten ordaki madenlerden taşanlardir, bu gune siçrayanlardir, bu gune yansiyanlardir. Bi yerde madenden hani madenin etrafina yansıyan''bal tutan parmak yalar'' gibisinden de bir yansıma bi dokunuş vardirya, bir temas vardirya, iste dünya teknolojisi âhiretteki cennet teknolojisinden mâdeninden burdaki teknolojiye bütün nîmetlerde bir yansima, bir döküntü bir siçramadan baskasi degil. Cok sınırlı, cok az miktarda, promosyon niteliginde, tanitim niteliginde.
Teknolojinin aslı madeni orda, cennette, onun icin herkesin aslında oraya yüklenmesi lâzim. Teknoloji kafir de kullansa Allah'ın ayetidir. Vesselam...