1980 darbesinden önce Keçiören’de oturuyorduk.
*
Bugün o yılları yalnızca kitaplardan okuyanların anlamakta zorlanacağı günlerdi…
*
Siyaseti bilmiyorduk…
İdeolojileri bilmiyorduk…
Büyüklerimiz biliyordu.
Bizim bildiğimiz tek şey korkuydu.
*
Geceleri silah seslerinden uyuyamazdık.
*
Aktepe ile Uyanış mahalleleri arasında görünmeyen ama herkesin bildiği bir sınır vardı…
*
Solcular Uyanış’a, sağcılar Aktepe’ye giremezdi.
*
Aynı şehrin, hatta birbirine komşu iki mahallenin insanları birbirine düşman edilmişti.
*
Akrabalarımın yarısı Aktepe’de oturuyordu. Ağabeyimle onları ziyarete giderken korkardık. Bizi gördüklerinde taş atarlardı.
*
Koşarak kaçtığımız günleri hatırlıyorum.
*
Yine böyle bir gün, iki kardeş Aktepe’ye gittik. İki küçük çocuk yanımıza geldi.
“Sağcı mısınız, solcu musunuz?” diye sordular.
Biz de “İkisi de değiliz.” dedik.
*
Sonrasında çocuklar ıslık çaldılar. Bir anda koca koca adamlar bize taş atarak üzerimize doğru gelmeye başladılar.
*
Kaçtık.
*
Bir polis arabası gördük. Polislere, “Abi, bizi kurtarın, taş atıyorlar.” dedik.
Polis, “Elimizden bir şey gelmez.” dedi.
Ardından bize, “Uzaklaşın buradan.” dediler.
*
Kaçarken bir kahvehaneye girdik ve oraya saklandık.
O esnada da üç beş kişi kahvehaneyi silahla taradı.
Ağabeyimle masanın altına saklandık…
Sonra bir boşluk bulup Uyanış’a geri döndük.
*
Ama…
Ama korku öylesine büyümüştü ki bizi korumasını beklediğimiz polisler bile korkuyordu.
*
Sonrasında birgün ağabeyimin önünü kesmişler…
Bir grup tarafından öldüresiye dövülmüş…
*
Eve perişan bir şekilde geldi…
Dayak bitti ama ağabeyimin yaşadığı korku bitmedi.
*
O olayın ardından ruh sağlığı bozuldu.
*
Bir ailenin hayatı, sokaktaki siyasi kavganın altında ezilip gitti.
*
Bunun hesabını kim verdi?
*
Kimse.
*
Aradan zaman geçti.
*
Sonra hayatımızı değiştiren o gün geldi:
*
12 Eylül 1980 sabahına uyandık.
*
Darbe olmuştu.
*
Ve bir gecede silahlar sustu.
*
Sokakta askerleri gördüğüm anı hâlâ unutamıyorum.
Sevincimden hüngür hüngür ağladım ve askerlere sarılmak istedim.
*
Çünkü ben o gün darbeyi alkışlamıyordum.
Susan silahlara seviniyordum.
*
Geceleri korkmadan uyuyabilmeye seviniyordum.
*
Sokağa çıktığımızda taşlanmamaya, birilerinin önümüzü kesmeyeceğini düşünmeye seviniyordum.
*
Sonraki yıllarda 12 Eylül’ün karanlık yüzünü de öğrendik;
cezaevlerini, işkenceleri, idamları, haksızlığa uğrayan insanları gördük.
*
Bir darbenin demokrasi açısından savunulacak bir tarafı olmadığını da biliyorum.
*
Ama…
*
Ama benim çocukluk hafızamda olmayan başka bir gerçek daha var:
*
Darbe zeminini birileri bilerek mi hazırladı?
Ülke özellikle mi o noktaya getirildi?
*
Bilemiyorum.
*
Bunun hükmünü tarih versin.
*
Ben yalnızca gördüğümü, yaşadığımı ve ailemin ödediği bedeli anlatabilirim…
*
Kimse bana o günlerde korkmadığını söyleyemez.
*
Kimse ağabeyimin yaşadıklarını hafızamdan silemez.
*
Ve kimse çocukken askerleri gördüğümde neden ağladığımı benden daha iyi bilemez.
*
Çünkü o gözyaşları darbe için değildi…
*
Silahların susmasınaydı.
*
Terörsüzce kalın.