VATAN KAYBEDİLİRSE...

VATAN KAYBEDİLİRSE...

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Eylül 13, 2026 - 00:08

Bir milleti yıkmanın yolu, önce kalbindeki vatan sevgisini zayıflatmaktan geçer.

Hiçbir düşman, bir milleti önce sınırlarından işgal etmez.

Önce zihinlerini karıştırır...

Sonra kalplerine ayrılık eker...

Birbirlerine olan güveni sarsar...

En sonunda ise vatan sevgisini zayıflatmaya çalışır.

Çünkü bilir ki vatan sevgisini kaybeden bir milletin sınırlarını koruması da zorlaşır.

İnsan, elindekinin kıymetini çoğu zaman onu kaybetme ihtimaliyle yüzleşince anlar.

Hürriyet de böyledir...

Devlet de...

Bayrak da...

Vatan da...

Bir insanın gerçek zenginliği, cebindeki para değil; başını eğmeden altında yaşayabildiği bayrağıdır.

Bir sabah uyandığında kendi bayrağını görememek...

Kendi devletinin himayesini hissedememek...

Kendi geleceğine kendin karar verememek...

İşte gerçek yoksulluk budur.

Çünkü vatansız kalan yalnızca toprağını kaybetmez.

Hatıralarını kaybeder...

Mezarlarını kaybeder...

Kimliğini kaybeder...

Çocuklarının yarınlarını kaybeder...

En acısı da kendi tarihine yabancı hâle gelir.

Şehitler vatanı bize miras bırakmadı; emanet bıraktı. Miras harcanabilir, emanet ise korunur.

O emanet sadece sınır boylarında nöbet tutan kahramanlarımızın omuzlarında değildir.

Kalem tutanın da omzundadır...

Çift sürenin de...

Alın teri döken işçinin de...

Dürüst ticaret yapan esnafın da...

Adaletle hükmeden yöneticinin de...

Çünkü vatanı korumak sadece silahla olmaz.

Vatan sevgisi, sadece dilde kalan bir slogan değildir.

Vergisini dürüst ödemektir...

İşini hakkıyla yapmaktır...

Kul hakkı yememektir...

Adaletten ayrılmamaktır...

Komşusu açken tok yatmamaktır...

Çocuklarına vatan sevgisini öğretmektir...

Bayrağına saygı, devletine sadakat, milletine muhabbet göstermektir.

Çünkü güçlü devletler; önce güçlü vicdanlarla, sağlam ahlakla ve birbirine güvenen insanlarla ayakta kalır.

Kaleler dışarıdan atılan toplarla değil, içeriden açılan kapılarla düşer.

Devletler de yalnız dışarıdaki düşmanla değil; içeride kaybolan birlik, adalet ve kardeşlik duygusuyla zayıflar.

İşte bunun için vatanı korumak, sadece sınırları değil; gönülleri de korumaktır.

Birlik, aynı dili konuşmak değildir. Aynı vatana gönül vermektir. Aynı düşünmek değildir; ortak değerlerde buluşabilmektir.

Rabbimiz bizlere birlikten kuvvet, ayrılıktan zayıflık doğacağını bildirmiştir. Bu nedenle kardeşliğimizi korumak, vatanımıza sahip çıkmanın en önemli yollarından biridir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, bu millete bağımsızlığın bedelini değil, değerini öğrettiler.

Onların bıraktığı en büyük emanet; başı dik, hür ve bağımsız yaşayabildiğimiz bir vatandır.

Bugün bize düşen görev, o emaneti aynı şuurla yarınlara taşımaktır.

Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkes'iyle, Alevisiyle, Sünnîsiyle...

Bu bayrağı kendi bayrağı, bu vatanı kendi vatanı bilen herkes bu büyük milletin ayrılmaz bir parçasıdır.

Çünkü bizi ayakta tutan, farklılıklarımız değil; ortak değerlerimizdir.

Bir milletin en büyük serveti altın madenleri değildir; birbirine güvenen insanlarıdır.

Bize düşen görev, çocuklarımıza yalnızca mal bırakmak değildir.

Onlara karakter bırakmaktır...

Vicdan bırakmaktır...

Vatan sevgisi bırakmaktır...

Bayrağa hürmet bırakmaktır...

Kardeşlik bırakmaktır...

Çünkü servet tükenir...

Makam biter...

Ömür sona erer...

Ama vatana bağlı yetişen bir evlat, nesiller boyunca yaşamaya devam eden en kıymetli mirastır.

Unutmayalım...

Bir bayrak gökyüzünde dalgalanıyorsa, bilin ki onu indirmemeye ant içmiş yürekler vardır.

Rabbim; devletimizi payidar, milletimizi aziz, bayrağımızı daima göklerde dalgalanan bir emanet eylesin.

Bu aziz millete bir daha vatansızlık, bayraksızlık, ezansızlık ve esaret acısı yaşatmasın.

Birliğimizi daim, kardeşliğimizi güçlü eylesin.

Kalem; vicdandan uzaklaşınca kelimeler çoğalır, hakikat azalır. Biz kalemimizi; vatanın, vicdanın ve vefanın yanında tutmaya devam edeceğiz.

Tarafımız; menfaatin değil, hakikatin, vicdanın ve vefanın tarafıdır. Dün neredeysek bugün de oradayız.