Türkiye Buluyor Ama Kullanamıyor
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Yıllardır aynı manşetler…
“Karadeniz’de doğalgaz bulundu.”
“Petrol rezervi keşfedildi.”
“Yeni maden sahası açıldı.”
“Enerjide çağ atlıyoruz.”
Televizyonlarda alkış…
Meydanlarda büyük cümleler…
Reklam filmlerinde dev platformlar…
Peki vatandaşın hayatında değişen ne?
Elektrik faturası düşüyor mu?
Doğalgaz ucuzluyor mu?
Akaryakıt fiyatları geriliyor mu?
Hayır.
Çünkü Türkiye’de artık mesele “bulmak” değil.
Mesele; çıkarabilmek, işleyebilmek, üretebilmek ve vatandaşa fayda sağlayabilmek.
Bugün dünyanın enerji devi ülkelerine bakın.
Bulduğu kaynağı ekonomiye dönüştürüyor.
Sanayisini büyütüyor.
Vatandaşına ucuz enerji sunuyor.
Üretim maliyetini düşürüyor.
Türkiye’de ise her yeni keşif sonrası vatandaş sadece yeni bir reklam kampanyası izliyor.
“Doğalgaz bulduk” deniliyor…
Ama kışın insanlar kombiyi kısmak zorunda kalıyor.
“Petrol keşfi yaptık” deniliyor…
Ama akaryakıt tabelaları her hafta değişiyor.
“Maden zengini ülkeyiz” deniliyor…
Ama yüksek teknoloji üretiminde hâlâ dışa bağımlıyız.
Çünkü mesele toprağın altında ne olduğu değil;
o kaynağı nasıl yönettiğinizdir.
Türkiye yıllardır kaynak bulduğunu açıklıyor ama vatandaş o zenginliği cebinde hissedemiyor.
Neden?
Çünkü sistem üretim ekonomisine değil, tüketim ekonomisine dönmüş durumda.
Ham madde çıkarılıyor…
Ama işlenmiş ürün olarak geri ithal ediliyor.
Enerji keşfediliyor…
Ama enerji maliyetleri hâlâ sanayicinin belini büküyor.
Maden çıkarılıyor…
Ama katma değerli teknoloji ürününe dönüşemiyor.
Sonuç?
Türkiye kaynak sahibi bir ülke gibi değil, kaynak arayan ama sonucunu kullanamayan bir ülke görüntüsü veriyor.
En acısı da şu:
Her keşif haberi artık vatandaşta heyecan değil, güvensizlik oluşturuyor.
Çünkü insanlar artık şunu soruyor:
“Madem bu kadar doğalgaz bulundu, neden faturam düşmüyor?”
“Madem petrol çıkarıyoruz, neden dünyanın en pahalı yakıtlarından birini kullanıyoruz?”
“Madem enerji bağımsızlığı geliyor deniliyor, neden her kriz cebimize zam olarak dönüyor?”
Bu soruların cevabı net:
Çünkü Türkiye’de enerji politikası çoğu zaman ekonomik sonuçtan çok siyasi vitrin olarak kullanılıyor.
Gerçek enerji gücü;
basın açıklaması yapmak değil,
vatandaşın cebini rahatlatmaktır.
Gerçek maden politikası;
toprağı kazmak değil,
yüksek teknoloji üretmektir.
Gerçek bağımsızlık;
petrol bulmak değil,
o petrolü işleyip ekonomiye yön verebilmektir.
Bugün Türkiye hâlâ:
• Enerji maliyetleri yüksek,
• Sanayi giderleri ağır,
• Vatandaş faturadan korkuyor,
• Üretici ayakta kalmaya çalışıyor.
Ama ekranlarda sürekli aynı cümle:
“Yeni rezerv bulundu.”
Artık insanlar rezerv haberi değil, sonuç görmek istiyor.
Çünkü vatandaş için mesele denizin altında kaç milyar metreküp gaz olduğu değil;
mutfaktaki ocağın ne kadar maliyetle yandığıdır.
Ve acı gerçek şu:
Türkiye yıllardır enerji buluyor…
Ama o enerjinin refahını halka yansıtamıyor.