“Mutlak Butlan” Depremi CHP’yi Derinden Sarstı
Miraç Uğur Çallı Mayıs 23, 2026
Miraç Uğur Çallı Mayıs 23, 2026
Miraç Uğur Çallı Mayıs 22, 2026
Akın Baran Eren Mayıs 24, 2026
Sıla Akçaat Mayıs 23, 2026
Sıla Akçaat Mayıs 23, 2026
Mehmet Kemal Pekel Mayıs 23, 2026
Elif Balaban Mayıs 23, 2026
Mehmet Coşar Mayıs 22, 2026
Sıla Akçaat Mayıs 24, 2026
Sıla Akçaat Mayıs 24, 2026
Sıla Akçaat Mayıs 24, 2026
Sıla Akçaat Mayıs 24, 2026
CUMHA Haber Merkezi Mayıs 24, 2026
Duran Atak Mayıs 23, 2026
Elif Balaban Mayıs 24, 2026
Mehmet Kemal Pekel Mayıs 23, 2026
Fatih Can Cengiz Mayıs 23, 2026
CHP’nin 38. Olağan Kurultay Davası ile ilgili Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin 21 Mayıs tarihinde verdiği “mutlak butlan” kararı, CHP üzerinde adeta bomba etkisi yaptı. Çünkü evdeki hesap pazara uymamıştı.
*
Mahkemenin bu kararıyla Türkiye’de siyasi açıdan çok kritik bir süreç başladı. Karar yalnızca Özgür Özel ve yönetimini etkilemekle kalmadı; geçmiş kurultay kararlarını da tartışmalı hale getirdi.
*
Karar sonrasında yapılan açıklamalarda Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden göreve başladığı belirtildi. Özgür Özel ise Kılıçdaroğlu’nun yakın zamanda partiyi kurultaya götüreceğini ifade etti. Bunun ne kadar kesinleşeceğini zaman gösterecek.
*
Özgür Özel’in, CHP’li il belediye başkanları, bazı milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, sendika ve dernek başkanlarıyla görüşerek olağanüstü duruma çözüm aradığı görüldü.
*
Hatırlanacağı üzere 2023’teki 38. CHP Kurultayı’nda Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlığı Özgür Özel’e kaybetmişti. Şimdi ise mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP’nin başına dönmüş oldu.
*
Bu karar CHP’deki bütün hesapları altüst etti. Zaten CHP yönetiminin uzun süredir devam eden “yoğun bakım süreci” beklenen neticeyi vermedi. Her türlü siyasi çare denendi, farklı tedavi yöntemleri arandı fakat süreç sonuç vermedi. Nihayetinde hukuki süreç son kararını ortaya koydu.
*
Sağlıklı bir yaşam için insanda kalp ve beyin ne kadar önemliyse, siyasi partilerde de kurumsal akıl ve siyasi hafıza o kadar önemlidir.
*
CHP ile ilgili “mutlak butlan” kararı, Türkiye’deki siyasi ve ekonomik dengeleri de bir hayli sarstı. Şimdi herkes aynı sorunun cevabını arıyor:
*
CHP’de bundan sonra ne olacak?
*
Aynı zamanda siyasi, ekonomik ve hukuki açıdan nasıl bir sürecin yaşanacağı da merak ediliyor.
*
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’de ilk büyük değişim süreci İsmet İnönü ile başlamıştı. Sonraki değişimler ise sessiz, derinden ve peyderpey ilerledi. CHP’nin en verimli dönemleri, bana göre Bülent Ecevit ve Deniz Baykal dönemlerinde yaşandı.
*
CHP’de hep “giden geleni arattı” psikolojisi hâkim oldu. Partinin genetik yapısı yıllar içinde yavaş yavaş değişime uğradı. Ancak asıl köklü değişim, 2010 yılında Deniz Baykal’a kurulan kumpas sonrasında gerçekleşti.
*
Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık süreciyle birlikte CHP’nin siyasi bünyesine farklı bir virüs enjekte edildi. Bu virüs kısa süre içinde parti yapısına sirayet etti ve CHP, eski kimliğinden uzaklaşarak bambaşka bir siyasi yapıya dönüştü.
*
Hatırlamakta fayda var: CHP, 1923 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kuruldu. Bir asrı aşan tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra İsmet İnönü, Bülent Ecevit, Deniz Baykal, Hikmet Çetin, Altan Öymen, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı.
*
Maalesef CHP’nin köklü yapısı, özellikle Deniz Baykal’ın genel başkanlıktan ayrılmasının ardından değişmeye başladı.
*
CHP’nin ideolojik çizgisini benimsemesek de bir Türkiye partisi olması nedeniyle onu diğer siyasi partilerden ayrı görmedik. Kişisel fikirlerimiz farklı olabilir ancak bir gazeteci gözüyle CHP’ye de tüm siyasi partiler gibi eşit mesafede bakmak gerekir.
*
CHP’nin genetik yapısındaki değişim, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel dönemlerinde daha belirgin hale geldi. Balık baştan kokar misali, partiye bulaşan virüs tüm bünyeyi sardı ve felç etti.
*
Özgür Özel döneminde ise belediyelerdeki yolsuzluk ve rüşvet iddiaları daha görünür hale geldi. Rant ve çıkar ilişkileri kamuoyunda daha fazla tartışılır oldu. Bu durum yasal ve siyasi açıdan Özgür Özel döneminin sonunu getiren sürecin önemli başlıklarından biri haline geldi.
*
Nihayetinde üç yıldır devam eden 38. Olağan Kurultay Davası’nda çıkan “mutlak butlan” kararıyla Özgür Özel genel başkanlığı ve yönetimi sona erdi.
*
Bu karar CHP üzerinde deprem etkisi yarattı. Üç yıl içinde yapılan kurultay kararları da geçersiz hale geldi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP’nin başına gelecek olması partiyi olağanüstü bir bunalıma soktu.
*
Hatırlarsanız daha önce Deniz Baykal’ın başına gelen süreç, Kılıçdaroğlu’nun da başına gelmişti. Şimdi ise benzer bir siyasi tablo Özgür Özel’in karşısına çıktı.
*
Etme bulma dünyası… Gülme komşuna, gelir başına…
*
CHP’ye geçmiş olsun diyor, partinin yeniden gerçek bünyesine ve kimliğine dönmesini temenni ediyoruz.
*
Bundan sonra CHP’de sular kolay kolay durulmayacak. Özgür Özel, mahkeme kararını “siyasi darbe” olarak nitelendirmiş ve sonuna kadar direneceklerini ifade etmişti. Ayrıca partinin bölünmesine izin vermeyeceklerini, muhalefetle birlikte toplumsal tepkiyi büyüteceklerini ve tabanı sükûnete davet ederek partisini bırakmayacağını dile getirdi.
*
CHP’nin başına gelecek olan Kılıçdaroğlu yönetiminin ne yapacağı da en az karar kadar önemlidir. Tahminimize göre CHP artık yeni bir yol ayrımına girmiştir. Parti içinde büyük bir ayrışma yaşanabilir ve bölünme ihtimali güçlenebilir.
*
Zaten söylentiler de bu yönde gelişiyor.
*
Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi partinin bölünmesini önleyecek kesin çözüm yolları bulabilirse süreç farklı ilerleyebilir. Ancak yaptığımız değerlendirmelere göre Özgür Özel öncülüğünde CHP içinden yeni bir siyasi hareket çıkması ihtimali konuşulmaktadır.
*
Sorunu kökten çözmenin yolu ise Kılıçdaroğlu ve Özel’in en kısa zamanda bir araya gelerek geçmişe sünger çekmesi ve parti içindeki sorunları çözebilecek ortak kararlar alabilmesidir.
*
Tabii bu yalnızca Kılıçdaroğlu ve Özel’in ortak kararıyla çözülebilecek bir mesele de değildir. Parti içindeki ağır topların ve daha önce dışlanan etkili isimlerin de bu süreçte alacağı tavır büyük önem taşımaktadır.
*
Aksi durumda CHP’nin akıbeti belirsizleşecektir. Ya da Kemal Kılıçdaroğlu zaman içinde bu gidişata kesin bir çözüm yolu bularak sorunu kökten çözmeye çalışacaktır.
*
Peki bütün bu yaşananlar karşısında Cumhur İttifakı tarafı ne düşünüyor?
*
Bu konuda yaptığımız bazı değerlendirmelerde AK Parti tarafının süreci CHP’nin iç meselesi olarak gördüğü anlaşılıyor. Ancak bu krizin faturasının kendilerine kesilmeye çalışılmasından rahatsız oldukları da görülüyor.
*
AK Parti çevrelerine göre sorun tamamen CHP içindeki delege, kurultay ve liderlik yarışından kaynaklanıyor. CHP’nin içinde bulunduğu durumun ve mahkemenin verdiği kararın sorumlusu olarak iktidarı göstermeye çalışması ise AK Parti tarafından kabul edilmiyor.
*
AK Parti tarafı, CHP’nin bu suçlamalarla kendi iç krizine kılıf ve bahane aradığı görüşünde.
*
Sonuç olarak “mutlak butlan” kararı CHP’yi yalnızca hukuki olarak sarsmadı; siyasi, psikolojik ve kurumsal olarak da derinden etkiledi.
*
Bundan sonra CHP’nin önünde iki yol var:
*
Ya kendi iç hesaplaşmasını sağduyu ile yönetecek…
*
Ya da bu kriz, partinin yeni bir bölünme sürecine dönüşecek.
Prof. Dr. Ali İbra... Mayıs 24, 2026
Yusuf Küçük Mayıs 24, 2026
Umut Metehan Avcı Mayıs 24, 2026
Elif Balaban Mayıs 24, 2026
Fatma Daştan Mayıs 24, 2026
Hidayet Bay Mayıs 24, 2026
Volkan Taşdemir Mayıs 24, 2026
Mehmet Saim Bilge Mayıs 24, 2026
Yusuf Küçük Mayıs 23, 2026
Öznur Ülger Mayıs 23, 2026
Umut Metehan Avcı Mayıs 23, 2026
Muhsin Akıl Mayıs 23, 2026
Bu site, hizmet kalitesini artırmak ve kişiselleştirilmiş içerik sunmak için çerezleri kullanmaktadır. Siteyi kullanmaya devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz. Detaylar için [Çerez Politikası]'nı inceleyebilirsiniz.